19 Nisan 2009 Pazar

HUSSY


Adını kulağına üç kere fısıldadım,Hussy,Hussy,Hussy...

Esrarengiz gelirken ev hediyesi olarak getirmişti onu,Hussy'i yani çiçeğimi.Başka bişey olsa bu kadar sevinemezdim.Niye zahmet ettin prosedürüne gerek duymadan sanki beklediğim Esrarengiz değil de Hussy imiş gibi önce yanağımı yapraklarına değdirerek onunla selamlaştım.Hemen kaynaştık zaten ondan sonra.Sohbet almış başını giderken ara ara gözgöze geldik o başköşede süzülürken.Şimdiden bir telaş sardı;Nereye koysam,suyunu ne zaman versem,toprağını değiştirmek gerekir mi,fotosentez yapıyormudur diye.Adı da çok yakıştı şüphesiz,pembe utanmaz çiçekleri sarı aşifte gövdesi ile tam bir zilli.Görür görmez anladım ne mal olduğunu..

Sana söyledilerimi kimseye söyleme olur mu Hussy?

Hiç yorum yok: